Read Güneş Hırsızları by Doğu Yücel Online

gne-hrszlar

"Hayalet Kitap ve Varolmayanlar’ın ardından öyküye dönen Doğu Yücel, Güneş Hırsızları ile okuru karanlıkta güneşi aramaya çağırıyor.Güneş Hırsızları hayal gücüyle şaşırtan, sivri diliyle tabuları sarsan, ince mizahıyla gülümseten 12 istasyonlu bir “arama kurtarma” yolculuğu. Bu yolculuk boyunca eski bir sinema salonunda sihirli bir deneyim de yaşayacaksınız, kendinizi ilk"Hayalet Kitap ve Varolmayanlar’ın ardından öyküye dönen Doğu Yücel, Güneş Hırsızları ile okuru karanlıkta güneşi aramaya çağırıyor.Güneş Hırsızları hayal gücüyle şaşırtan, sivri diliyle tabuları sarsan, ince mizahıyla gülümseten 12 istasyonlu bir “arama kurtarma” yolculuğu. Bu yolculuk boyunca eski bir sinema salonunda sihirli bir deneyim de yaşayacaksınız, kendinizi ilk uzaylı-insanoğlu buluşmasının başrolünde de bulacaksınız. Uzak bir gelecekte Güneş’e doğru uçtuğunuz da olacak, ilk çağlarda bir mağarada ölüm kalım savaşı verdiğiniz de... Büyülü gerçekçilikten distopya edebiyatına, masallardan şehir efsanelerine geniş bir yelpazede anlatılan öyküler günümüzün ironik bir resmini çiziyor. Ayakları yere basan ama ayaklarınızı yerden kesmeyi ihmal etmeyen öyküler bunlar.Güneş Hırsızları’nı okuduktan sonra dünyaya ve tabii ki güneşe bambaşka bir gözle bakacaksınız."...

Title : Güneş Hırsızları
Author :
Rating :
ISBN : 9786050923
Format Type : Paperback
Number of Pages : 296 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Güneş Hırsızları Reviews

  • evlenmedenonce48kiloydum
    2019-05-18 20:21

    Metaforlar inanılmaz. Doğu Yücel'i Güçoburlar'daki öyküsüyle keşfettim, bundan sonra takibindeyim.

  • Aslı Can
    2019-04-26 02:15

    İlk kez elimden düşürmeyeceğim bir kitabı bu kadar yavaş okudum. Daha doğrusu yavaş okumak için kendimle savaş verdim demeliyim. Zira öyle öyküler yazmış ki Doğu Yücel, okurken bulunduğunuz gerçeklikten çıkıp, içine girdiğiniz bu öyküler hiç bitmesin istiyorsunuz. Hatta öyleki okumayı bitirdiğiniz her öykü de zihninizde devam etmek istiyormuş gibi sizi bırakmıyor. İçinde yaşadığımız dünyada her geçen gün mutsuz insanların mutlu insanları da kendilerine benzetmek için yaptıkları eylemlerle daha çok karanlığa boğuluyoruz. Her gün güneşi bizden biraz daha çok çalıyorlar. İstinasız her gün kendinde başkalarının hayatlarına müdehale etme hakkın gören bu mutsuz mahlukların yeni eylem haberlerini okuyuyoruz, duyuyoruz. Daha bugün Pakistan'da 126 mutlu çocuk katledildi. Manevi annannem dediğim Ursula Le Guin geçen ay Ulusal Kitap Ödülleri’nde yaptığı konuşmada şöyle demişti; "Bence zor zamanlar geliyor, alternatifleri görebilen yazarların seslerine ihtiyaç duyacağımız zamanlar. Nasıl yaşadığımızın, korkudan tutulmuş toplumumuzun ve varolmanın farklı yollarını arayan saplantılı teknolojimizin alternatiflerini görebilecek hatta umut için gerçek zeminler hayal edebilecek yazarlara ihtiyaç duyacağımız zamanlar. Özgürlüğü hatırlayan yazarlara ihtiyacımız var. Şairlere, hayalperestlere – daha büyük bir gerçeği görebilen gerçekçilere." Güneş Hırsızları'na okumaya başladıktan sadece birkaç gün sonrasına denk gelen bu konuşmayı neredeyse ağlayarak dinledim. Sankı Doğu Yücel'den bahsediyor Ursula demiştim içimden. Kısaca Güneş Hırsızları'yla güneş gibi parlıyor Doğu Yücel, içimizi ısıtıyor, yüzümüzü güldürüyor.

  • Sinem A.
    2019-05-04 21:21

    Gündelik hayatın içinde tezahür eden gariplikler absürdlüklerle derin konulara temas edilmesi beraberinde ince bir mizahı da eklemesi çok güzel. umut verici iç serinletici :)

  • Gürkan Akkaya
    2019-05-23 00:12

    Doğu Yücel’den okuduğum ilk kitap oldu “Güneş Hırsızları”.Ne zamandır yazarın kitaplarını okumaya niyetliydim, hazır yeni kitabı da taze çıkmışken artık başlamanın zamanı geldi diyerek bu güzel öyküleriyle başlangıç yapmış oldum.Yazar’ın çok akıcı ve hoş bir anlatım tarzı var, okurken kesinlikle sıkılmıyorsunuz. Zaten öykülerin çoğu kısa öyküler sıkılmaya kalmadan bitiveriyor. Ama kısa olmasına rağmen okuru o öyküler de ki dünyaya sokmayı iyi beceriyor, karakterlerin duygu ve düşünceleri çok iyi yansıtılmış. Kitapta toplam 12 öykü var. Açıkçası ilk bir kaç öykü gerçekten çok basit geldi bana. Ama kitap ilerledikçe ve öykülerin tarzı değiştikçe bunların bir tür ısınma turu olduğunu anlıyorsunuz. Özellikle “Aynasız Güzelin Masalı” fantastik-masal türünde okuduğum en özgün hikayelerden biriydi, gerçekten çok hoştu. Ama asıl “Dünya’nın Sahiplerine Bakmıştık” ile başlayan ve kitaba adını veren “Güneş Hırsızları” ile sona eren soft bilimkurgu öyküleri tek kelimeyle harika olmuş. Bu öyküler de ki göndermeler çok hoşuma gitti. Hele bir "Üçüncü Türle Aşırı Yakın İlişkiler" diye bir öykü var ki evlere şenlik.Favori öyküme gelirsek, kesinlikle “Hayatın Gıcık Anlamı”. Kitabı okumayı düşünmüyorsanız bile bu öyküyü mutlaka ama mutlaka okuyun. Bu kadar şahane, bu kadar müthiş ince mesajlar barındıran bir öykü uzun zamandır okumamıştım. Özellikle mizahı gülmekten yerlere yatıracak cinsten, aklıma geldikçe hala kıkır kıkır gülmek geliyor içimden, yazarımız bu öyküyü yazarken çok eğlenmiş belli.Sonuç olarak kitabı beğendim, tavsiye de ediyorum.

  • Tilbe Türkmen
    2019-04-30 23:11

    Eğer biraz kuvvetli hayal gücüne sahipseniz ve kitap okumayı seviyorsanız Güneş Hırsızları sizin için biçilmiş bir kaftan. Bir iki öykü hariç genel olarak inanılmaz akıcılığa bu kitap açıkçası benim gibi çok da fantastik roman hayranı olmayan bir insanı bile okurken mest etmeyi başarmıştır. Her ne kadar öyküler "alışılagelmedik" bir seyre sahip olsa da barındırdığı karakterler ve karakterlerin sahip olduğu iç dünyalar aslında günümüzde sokakta karşılaştığımız, televizyonda gördüğümüz kimseler kadar size yakın. Hatta ve hatta kitabın içerisinde yer alan 12 öyküden birinde kendinizi görmeniz de pek mümkün. Bu da dolayısı ile sizi öykülerin seyri boyunca olayların içerisine çekiveriyor. Ben şahsen okurken bir çok yerde durduk yere kitabın bir köşesine daldığımı ve okuduğum her satırı yaşadığımı fark ettim ki beni bu kitap konusunda en çok tatmin eden şey bu oldu. Hayaller, rüyalar gördüm. Bir gün boğaz manzarılı evimin balkonundayken bir gün vapurla karşıya geçiyordum. Bir de kitap bittikten sonra okurken gereksiz bir mutluluk içerisinde olduğumu da fark ettim. Bu da sanırım günlük hayatımda yaşadığım türlü zorlukları ve olumsuzlukları Güneş Hırsızları'nı okurken rafa kaldırdığımı kanıtlıyordu. Bunun için Doğu Yücel'e ve sihirli kalemine ne kadar teşekkür etsem az. Uzun lafın kısası tüm algılarınızı açın, hayal gücünüzü maximuma çıkarın ve bu kitabı alıp okuyun. Güneşli günler bu kitabın sayfaları arasında sizi bekliyor olacak.

  • Mosi
    2019-05-20 02:26

    Hayalet Kitap, Düşler ve Kabuslar ve Varolmayanlar'dan sonra açıkçası bu kadar başarılı bir kitap olması şaşırtmadı beni. "Sinemaya Tek Başına Gidenler", "Noel Baba'yı Kim Öldürdü Lan?", "Üçüncü Türle Aşırı Yakın İlişkiler" ve kitaba ismini veren son hikaye "Güneş Hırsızları" favorim. Hikayeleri okurken karakterlerin heyecanına ve çaresizliğine ortak olmak bir yana, kitap o anları aklınızda yaşatıyor size.

  • Yosun Erdemli
    2019-04-23 22:20

    Evim Güzel Evim derken, bitirdiğimde favorim Hayatın Gıcık Anlamı oldu :) Doğu Yücel daha fazla Soft BK öyküsü yazsın :)

  • akturgssen
    2019-05-20 19:35

    FANTASTİK, GALAKTİK, DİSTOPİK SEYAHATLERDoğu Yücel, Hayalet Kitap, Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları ve Varolmayanlar ile gönlümüzü fethetmişti; şimdilerde de Güneş Hırsızları adlı öykü kitabıyla bizimle. Yazarın tarzı için, “urban fantastic” denebilir. Hemen tüm eserlerinde, halihazırda yaşadığımız şehir yaşantısına fantastik öğeler yükler. Bunu öyle doğal şekilde yapar ki günlük hayatın üzerine serpilen bu öğeler yadırganmaz. Yazarın üslubuna alışkın olanlar, Kadıköy-Beşiktaş vapurunun yanına Ufo inmesini tuhaf karşılamazlar. Yazar, romanın hüküm sürdüğü edebiyat âleminde öyküye hak ettiği saygı duruşlarını ihmal etmiyor ve yaratıcılık ve üslup bakımından edebiyatımızda açık ara farklı bir yerde duruyor. Varolmayanlar gibi harika bir manifesto olan romanın ardından, yazarın Güneş Hırsızları adlı öykü kitabı on iki öyküden oluşmakta. Galaktik, fantastik ve distopik özellik arz eden öyküler; yüzyıllar sonrasının yaşantısı, uzaylılarla temas, hatta bizimle birlikte bu dünyada yaşamaları; kişiliği, iradesi olan bir ev, neslini devam ettirmek için galaksinin ücra köşelerinden İstanbul Boğazı’na inmiş bir uzaylı, müziğin ortaya çıkışı, sinema perdesinden taşan gerçeklik gibi konuları işleyerek okuru çok başka boyutlara yolculuklara çıkarıyor.“Rüya Tarifleri”nde, tüketilen yiyeceklerle insanın rüyalarını kontrol edebileceği fikri üzerinde duruluyor. Bu yeteneğini keşfeden karakter, bunu kullanabileceği bir restoran açar ve ünü tüm ülkeye yayılır. Elbette onu hem destekleyenler hem de ona şiddetle karşı çıkanlar olur. Hepsi bir yana, öykü, hayatından hoşnut olmayan insanoğlunun rüyalara nasıl sefilce sığındığını çok güzel bir ironiyle işler. Gerçekte sahip olamadığı her şeyi rüyasında görebilmek için bu restorana nasıl da sarılırlar. Rüya siparişine göre verilen yemek listesinin ve görülen rüyanın sonunda elde edilen koskoca bir hiçliktir aslında. Fakat insanlar bununla da mutlu olabilmektedir. Gerçeklikten kaçış ve rüya âlemine sığınış… Öykü, hayatta hırsla sahip olmak istediklerimizin anlamsızlığını vurgular bir yanda.“Melek” adlı öyküde iyilik-kötülük kavramları sorgulanır, göreceliliği üzerinde durulur. İyilik yaptığımızı düşündüğümüz her zaman aslında gerçekten bir “iyilik” yapıyor muyuz? Analitik düşünüyor muyuz, sonunun nereye varacağını ya da nelere vesile olacağını hesaba katıyor muyuz? Dolmuşta aynı kişilere rastlayış ve şaşırmama, hafiften kafkaesk bir hava da hissettiriyor. (Bilinçli olarak ortadan başlayarak anlatıp havada bırakıyorum, daha da fazla merak edin.)Öyküler, uzak gelecekleri çok gerçekçi şekilde tasvir etmeleri ve birtakım paranormal olayları tekinsiz bir atmosferde ustalıkla anlatmaları yanında; fantastik eserlerde pek alışkın olunmayan bir hoşluk da barındırıyor: hemen her öyküye sinmiş olan mizah. Özellikle “Üçüncü Türden Yakın İlişkiler”de ve “Hayatın Gıcık Anlamı”nda yoğun olarak hissediliyor. “Üçüncü Türden Yakın İlişkiler”de çok uzak bir gezegenden neslini devam ettirmek için bir uzaylı dünyaya, İstanbul’a iniyor ve kendisine partner olarak da Kadıköy vapurundaki Egemen’i seçiyor. Galaktik baba adayının Elonyi ile ilgili düşünceleri ve diyalogları, Türk insanının böyle bir durum gerçekleşse vereceği tepkiler öykünün mizah derecesini arttırmış ve çok da iyi olmuş. “Hayatın Gıcık Anlamı”nda ise hayatın anlamını açıklamak için galaksiden bir medeniyet dünyaya iniş yapıyor. Ziga adlı sözde dinleriyle, dünyalılarla olan diyaloglarıyla, işin içine bir de George Lucas ve Ozzy Osbourne’un da girmesiyle öykü absürdlükte okurun başını döndürüyor.Fantastik eserleri seviyorsanız Doğu Yücel’i mutlaka takip edin. “Güneş Hırsızları” beklentinizi fazlasıyla karşılayacak. Yazarın diğer kitaplarını okumanızı tavsiye etmeme gerek bile yok, “Güneş Hırsızları”nı okuduktan sonra zaten diğerlerini de merak edeceksiniz. İyi okumalar.

  • 0rkun
    2019-05-02 19:27

    Kitap boyunca sürekli şunu dinledim: http://www.youtube.com/watch?v=PDEFYS... Her hikayeye de uydu.

  • Cansu Yıldız
    2019-05-21 00:23

    “Toplantının en dikkat çekici siması Dalai Lama ile George Lucas arasında oturan Ozzy Osbourne’du, heavy metali temsilen gelen şarkıcı neden orada olduğunu anlamayan bakışlarla etrafı süzüyordu”Kitap ilerledikçe uzaylıların parmak sayısının arttığı öyküler sizi bekliyor :)

  • Haluk
    2019-04-23 21:24

    Doğu Yücel Türkiye'de pek rastlamadığımız bir tarzda oldukça kaliteli işler yapıyor. Hayal gücü ve mizah duygusu oldukça güçlü bir yazar. Fakat;Bilim Kurgu Edebiyatını hak ettiği seviyeye çıkan P.K. Dick, Stenlis Lem, Ursula L. Guin gibi yazarların edebi eserlerinin ağırlığı ne yazık ki Doğu Yücel'de yok. Hikayeler akıp gidiyor ve geride akılda kalan, okuyucuyu sarsan bir şey kalmıyor. Karakterler soluk. Yazarın burayı takip ettiğini biliyorum ve tüm kitaplarını okumuş bir okuyucusu olarak talebim geniş hayal gücünü daha ciddi edebi metinlerde, daha derin karakterlerle ortaya çıkarması. Yazacağı kitapları takip edeceğim elbette ama gene de yazarın daha büyük (!) kitaplar yazmasını istiyorum. Güneş hırsızları için; Eline sağlık abi. Güzel hikayeler.

  • Ahmet Sahin
    2019-05-07 19:27

    Oykuler bitmesin diye tadini iyice cikartmak icin kitabi 'piano piano' okudum. Oykuler tek kelimeyle muhtesem!! Kalemine saglik Dogu Yucel. Bu seninle ilk tanismamiz ama diger kitaplarini da bir an once alip okumak icin can atiyorum

  • Gozde
    2019-04-28 23:20

    Harika yaratici hikayeler! Hayal gucune bayildim, cok keyifle okudum. Doğu Yücel'i ilk kez okudum ama kesinlikle arkasi gelecek. Bana bu kitabi hediye eden arkadaslarim Elif-Ceyhan Usanmaz'a tesekkurlerimle...

  • Elif
    2019-04-24 01:36

    Gayet zevkli bir kitaptı. Kesinlikle öneririm. http://utopiaisthedistopia.blogspot.c...